Ana içeriğe atla

RÖNESANS DÖNEMİ VE OLAĞANÜSTÜ SANATI

 


Rönesans Dönemi, Avrupa için bir “altın çağın” başlangıcıdır. Bu “yeniden doğuş” akımı, ilk önce İtalya’da başlayıp sonradan tüm Avrupa’ya yayılmıştır. Bu dönemde, “cehalet” ortadan kaldırılmaya ve “skolastik düşüncenin” yarattığı kasvetli baskıdan kurtulmaya çalışılmıştır. Bunun için bilime ve en çok da “sanata” önem verilmiştir.

[1]

Rönesans Dönemi’nin en sevdiğim yanı sanat… Bu sanat kavramını; müzik, resim, moda, mimari ve daha birçok başka estetik eseri kapsamaktadır. Sanatın gelişmesine katkıda bulunan pek çok önemli isim vardır. Bu kişiler hem sanat ile uğraşmışlardır hem de bilimsel faaliyetlere devam etmişlerdir. Bu nedenle, günümüzdeki hem bilimsel hem sanatsal gelişmelerin büyük bir bölümünü onlara borçluyuz.

 ·         Resim

Dini baskının azalmasıyla birlikte hem bilim hem de sanat alanlarında çalışmalar daha rahat yapılabilmiştir. Bilimde anatominin gelişmesi, resim ve heykelcilik konularına katkıda bulunmuştur. Örneğin Leonardo Da Vinci’nin “Son Akşam Yemeği” ya da “Mona Lisa” tablolarını

[2]

tanımayan yoktur. Raffaello’in (Raphael Sanzio) “Atina Okulu” eseri de oldukça ünlüdür.  Giotto, Michelangelo, Brueghel, Boticelli, Uccello Tiziano ve Ghiberti gibi daha birçok ünlü isim de Rönesans Dönemi’ne tablolarıyla katkıda bulunanlar arasındadır.

·         Heykelcilik

[3]

            Heykelcilik, resim ve mimarinin gelişiminden etkilenmiştir. Heykeller sadece sokakları süslemekle kalmayıp yapılara da estetik görünüm sağlamaktadır. Rönesans Dönemi heykellerinde özellikle din ve mitoloji ön plandadır. Bu açıdan henüz tam olarak skolastik düşüncenin etkisinden çıkılmadığı görülmektedir. Heykelcilikle uğraşan en ünlü sanatçılar arasında Ghibert, Donatello ve Michelangelo bulunmaktadır.

·         Müzik

        15 ve 17. yüzyıllar arasında görülen Rönesans Dönemi’nde müzik de çok önemli bir yere sahiptir. Bu dönemin ilk bestecisi Dufay olarak kabul edilmektedir. İlk opera denemelerini yapmıştır ve çok sesli müziğe büyük bir katkıda bulunmuştur. Müziğin, heykelcilikten ve mimariden etkilenilerek değiştiği düşünülmektedir.

[4]

Müziğin de gelişimi esnasında din baskısından ve skolastik düşünce etkisinden kurtulmaya başlandığını görmekteyiz. Dinî amaçlar dışında da müzik yapılmaya başlanmıştır ve “özgür düşünce ile yaratıcılık” ikilisi bir kez daha ön plana geçmiştir. Rönesans Dönemi’nin önemli bestecileri arasında Dufay, Monteverdi, Gesualdo, Gombert, Palestirna sayılabilir.

·         Mimari

[5]

            Rönesans Dönemi’nin göz alıcı mimari eserlerini de unutmamak gerek… Rönesans mimarisi, antik çağlardaki kültürün yeniden canlandırılması gerektiği fikri ile oluşmuştur. Eski Yunan ve Roma

kültürüyle sentezlenerek yapılan bu binalar gerçekten muhteşem görünmektedir. Rönesans mimarisinin kurucusu Flippo Bruneleschi olarak kabul edilmektedir.

Mimari eserlerde çoğunlukla taş ve mermer kullanılmıştır. Bu ortaya çıkan “yeni” mimari sadece dini yapılarda değil, daha pek çok farklı amaca hizmet eden binalarda da kullanılmıştır. Bu durum, “skolastik düşüncenin” etkisinden çıkıldığını göstermektedir. Rönesans Dönemi’nin en ünlü mimarları Michelangelo, Andrea Palladio, Donato Bramante, Flippo Bruneleschi ve Giorgio Vasari’dir. Bu dönemde inşa edilen birçok kütüphane, katedral, şato, saray ve müze vardır. Bu eserlerin büyük bir çoğunluğu İtalya’da bulunmaktadır.

·         Moda

        Bu döneme ait giysilere gerçekten bayılıyorum. Dönem filmlerinde de sıklıkla karşılaştığımız şık ve abartılı kıyafetler Rönesans ile başlamıştır. Karpuz kollara, kabarık eteklere, kare şeklinde yakalara ve kadife kumaşlara hepimiz az çok aşinayız.  Yeniliklerin çağı olan bu dönem modayı ciddi anlamda etkilemiştir. Kabarık eteklere sahip bu muhteşem elbiseler sonradan bluz ve etek olarak ikiye bölünmüştür. Rönesans Dönemi’nde yaşamayı, sadece bu elbiseleri giyebilmek için bile olsa çok isterdim…

[6]

 ·         Edebiyat

[7]

           Rönesans edebiyatında “hümanizm” ön plandadır. İnsanların özgürlüğünü savunan bu akımı ilk Dante başlatmıştır. Sonradan Petrarca, Boccaccio, Cervantes, Tasso ve Ludvico Ariosto da bu akımın etkisiyle eserler yazmıştır.

            Sonuç olarak, Rönesans Dönemi’nin yenilikçi, özgür düşünce akımı ve skolastik düşünceden kurtulma çabasıyla hem bilim hem de sanat çok gelişmiştir. Günümüzün eserlerinin temelini, o dönemde ortaya çıkan yapıtlar ve eserler oluşturmaktadır. Özellikle resim, heykelcilik, mimari, moda, edebiyat ve müzik gibi alanlarda önemli gelişmelerin temelini oluşturmuşlardır.

Suzan R. HOFSTEDE, 2020 

KAYNAKÇA

  1.  https://ronesans-resim-sanati.nedir.org/ (Erişim tarihi: 21.12.2020)
  2.  https://www.tarihlisanat.com/ronesans/ (Erişim tarihi: 21.12.2020)
  3. https://www.bilgiustam.com/ronesans-muzigi/ (Erişim tarihi: 21.12.2020)
  4. https://www.yildizentegre.com/tr/agacin-izinde/yeniden-dogusun-mimariye-dokunusu-ronesans-donemi (Erişim tarihi: 21.12.2020)
  5.  https://www.turkedebiyati.org/ronesans-edebiyati/ (Erişim tarihi: 21.12.2020)
  6. https://edebiyatvesanatakademisi.com/heykel-sanat-uygarliklar/ronesans-nedir-ve-heykelciligi/19177 (Erişim tarihi: 21.12.2020)
  7. https://onedio.com/haber/ronesans-in-bilmeniz-gereken-10-en-unlu-resmi-412394 (Erişim tarihi: 21.12.2020)
  8. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/716814 (Erişim tarihi: 21.12.2020)
  9. http://nazkeskinn.blogspot.com/2013/02/moda-tarihi-ve-donemleri_14.html (Erişim tarihi: 21.12.2020)

[1]

https://www.google.com/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Furun.n11.com%2Fhediyelik-esya%2Fmona-lisa-tablosu-a4-a3-a2-a1-a0-kagit-ahsap-poster-P441530292&psig=AOvVaw17HOV2ilTppWoUxf0cWhIK&ust=1608698525444000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCLj8nrzj4O0CFQAAAAAdAAAAABAK (Erişim tarihi: 21.12.2020)

[2]

https://www.google.com/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Flistelist.com%2F7-maddede-ronesans%2F&psig=AOvVaw0i6g6gBCO2Os3SaSuFUm56&ust=1608665886900000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCPi91srp3-0CFQAAAAAdAAAAABAD (Erişim tarihi: 21.12.2020)

[3]

https://www.google.com/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Fwww.oxxo.com.tr%2Fblog%2Fheykeltiras-michelangelo%25E2%2580%2599nun-4-unlu-heykeli&psig=AOvVaw1i-f5GOEl4cEGX6uBkTTJF&ust=1608665786548000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCJCe6J3p3-0CFQAAAAAdAAAAABAD (Erişim tarihi: 21.12.2020)

[4]

https://www.google.com/url?sa=i&url=http%3A%2F%2Fkarnavalsanat.com%2Fblog%2Fgenel%2Fmuzik-tarihinde-barok-donem%2F&psig=AOvVaw2UmWsbFIDlRmA6i0ZISRlv&ust=1608665369821000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCMCRiJbo3-0CFQAAAAAdAAAAABAD (Erişim tarihi: 21.12.2020)

[5]

https://www.google.com/url?sa=i&url=http%3A%2F%2Fkarnavalsanat.com%2Fblog%2Fgenel%2Fmuzik-tarihinde-barok-donem%2F&psig=AOvVaw24Z2SL90nbvk20W549IZqr&ust=1608665056510000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCMDtmMTm3-0CFQAAAAAdAAAAABAJ (Erişim tarihi: 21.12.2020)

[6]

https://www.google.com/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Ftr.aliexpress.com%2Fitem%2F32382510831.html&psig=AOvVaw34FRxMIkBldVJqF7H3x5wc&ust=1608665197194000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCIDHx4Xn3-0CFQAAAAAdAAAAABAJ (Erişim tarihi: 21.12.2020)

[7]

https://www.google.com/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Fkurumsalyonetim.org%2Fsivil-toplum-bibliyografyasi-projesi%2F2419&psig=AOvVaw2ZT0NbRxKUDXLBfFA8IAzu&ust=1609685551901000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCOis5prA_e0CFQAAAAAdAAAAABAJ (Erişim tarihi: 21.12.2020)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÜNİVERSİTELİ OLARAK KENDİMİ KEŞFETMEK

    Doğan Cüceloğlu’nun “Var Mısın?" adlı eserini bir buçuk sene önce okumuştum ve çok beğenmiştim. Kitabı o zaman okuduğumda üniversite sınavına hazırlık sürecinde bana yardımcı olmuştu. Kafamda meslek seçimi ve üniversite seçimi gibi şeyleri planlamıştım ancak detayları planlamamda destek olmuştu. Kitabı şimdi de üniversiteye giden bir genç gözüyle okudum ve o anda fark etmediğim başka anlamlar gözüme çarptı. Düşüncelerimi sizlerle de paylaşmayı çok isterim. “Şimdi ve burada, bir başkasının kriterlerine göre var olmaya çabalayan bir insan mısın; yoksa kendi bilincinle oluşturduğun ölçütlere göre seçimlerini yapıp eyleme geçen biri misin?” [1] Kitabın ilk sayfalarından itibaren sık sık hayallere daldım. Kendimi sorguladım. Şu anki konumumu, hayattaki duruşumu sorguladım. Başka insanların kriterlerine göre yaşamak imkânsız. Herkesi aynı anda memnun etmek mümkün değil.   İnsanlar sürekli yorum yaparlar. Sizin kişiliğiniz hakkında, duruşunuz hakkında, başarınız h...

HANGİ DERSLERİ HIGH LEVEL SEÇMEK GEREKİR?

    Hangi dersleri yüksek seviye (high level) alacağınıza karar vermek çok önemli. Özellikle de yurt dışında okuma hedefleriniz varsa okuyacağınız üniversitenin ve bölümün öğrenci alım kriterlerini dikkatlice ve detaylıca araştırmak gerekiyor. Genellikle mühendislik bölümünü tercih edenler matematik ve fizik high level seçiyorlar. Mühendis olmayacaksanız kendinizi bu kadar zorlamaya hiç ama hiç gerek yok. Gereksiz yere lise çağında çırpınmış ve hırpalanmış olursunuz. Ama mühendis olacaksanız size baştan geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Sizleri çok ama çok zor bir süreç bekliyor. Dersler çok ağır ve zor. Günü gününe çalışıp sık sık tekrar yapmanız gerekecek. Ayrıca dersleri de pür dikkat dinleyip sürekli not almanız gerekecek. IB’nin kitaplarına iyi çalışıp “questionbanks” çözümü yapmayı ihmal etmeyin. Yoksa bu işin altından kalkmak epey zor olacak. Tabii yurt dışında okuyacak olanların bir avantajı var. YKS’de herhangi bir şehirdeki herhangi bir üniversitenin pu...

GEÇİCİLİK VE KALICILIK İKİLEMİ

  Batı’nın ideal, kalıcı, hiçbir zaman bir şey olmaz algısı ve Doğu’nun yıkım, umutsuzluk ve kaos imgesi çağımızın en büyük küresel sorunlarından biridir. İnanç Avadit’in “Gülden Kale Düştü” adlı fıkrasında da 2019 yılının en güncel olaylarından “Notre Dame Katedrali yangınını” ele alırken Doğu-Batı çatışmasının çarpıcı örnekleri okuyucuya metaforlar, imgeler, ad aktarmaları, karşılaştırmalar, çatışmalar ve tartışmacı-açıklayıcı bir anlatımla sunulmuştur. “Gülden Kale Düştü” adlı başlık göze çarpan ilk metafordur. “Gül”, güzelliğin; “kale” ise kalıcılığın bir sembolü olduğundan Notre Dame Katedrali’nin tüm insanlık için ne kadar büyük ve önemli bir yere sahip olduğunu belirtmektedir. Bu yangının büyük bir önem teşkil etmesinin temel nedeni ise “kalıcılığın ve ideallerin simgesi olan Avrupa’da” bir şaheserin yanmasından dolayıdır. Bu fıkra boyunca temel ileti Doğu-Batı (geçicilik-kalıcılık) çatışması üzerinden okuyucuya aktarılmıştır. İnsanların, Avrupa’da hiçbir zaman kaosun ve...