Ana içeriğe atla

HAYATTAN KOPMAYIN: HABERLERİ MUTLAKA DİNLEYİN


 


Günlük olaylar hakkında fikir sahibi olmak her zaman büyük bir öneme sahiptir. Hem ülkenizde hem de dünyada olan gelişmeleri az çok bilmek size genel kültür sağlamakla kalmayıp derslerde öğrendiğiniz bilgileri de daha kolay sindirmenize yardımcı olacaktır.

Aranızda yine konuyu derse bağladığımla ilgili söylenenleriniz vardır diye düşünüyorum. Maalesef şu aralar işimiz gücümüz ders çalışmak… “Haberlerden haberdar olmanın derslerle ne ilgisi var?” diyenler için hemen açıklama aşamasına geçeyim.

Öncelikle dünya siyaseti ile ilgili gelişmeler sayesinde tarih dersinde öğrendiklerinizi çok iyi pekiştirebilirsiniz. Örneğin bugünlerde gündem Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş ile çalkalanmakta. Aynı şekilde tarih dersinde de Rus ve Osmanlı ilişkilerini, bu devletlerin arasında yapılan savaşları ve imzalanan antlaşmaları işliyoruz. Tarih dersini elbette bu yollarla pekiştirmemeyi tercih ederdim ama lisede okuyan bir kız olarak dünyada olan bitenleri kontrol etmek benim elimde değil. Bu nedenle her yaşanan olayın pozitif tarafına odaklanmaya çalışarak bu sıkıntılı süreci en verimli şekilde atlatmaya çalışıyorum. Eğer tarih dersini düşünmesem ne zaman Türkiye bu savaşa dahil olacak veya Türkiye bu durumdan nasıl etkilenecek diye kendi kendimi yemeye başlarım.

Haberleri takip etmeyle ilgili bir-iki sene önceki coğrafya hocam da benzer bir tavsiyede bulunmuştu. Geçtiğimiz yıllarda ÖSYM, coğrafya bölümünde gündemde olan bir doğal afetle ilgili bir yorum sorusu sormuş. O olayı bilen gençler için yapması çok kolay bir soru iken kendini tüm dünyadan soyutlayan öğrenciler için çözmesi zor bir soruymuş.

Ben hiç televizyon izlememekle birlikte derslerde gündem ile ilgili konular açıldığında herkesi çok dikkatli bir şekilde dinleyip olaylar hakkında olabildiğince çok detay öğrenmeye çalışıyorum. Bazen annemle sohbet ederken de günlük gelişmeleri öğrenebiliyorum. Gündemi her gün takip etmek tabii ki bizim yaş grubumuz için oldukça yorucu ve zahmetli bir iş olur. Ancak genel bir bilgi birikimine sahip olabilmek ve olaylar hakkında yorum yapabilmek sizi hayatta her zaman bir adım öne taşıyacak kriterlerden biridir. Bu nedenle olabildiğince hayat ile bağlantılarınızı sıkı tutun ve olaylardan haberdar olun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÜNİVERSİTELİ OLARAK KENDİMİ KEŞFETMEK

    Doğan Cüceloğlu’nun “Var Mısın?" adlı eserini bir buçuk sene önce okumuştum ve çok beğenmiştim. Kitabı o zaman okuduğumda üniversite sınavına hazırlık sürecinde bana yardımcı olmuştu. Kafamda meslek seçimi ve üniversite seçimi gibi şeyleri planlamıştım ancak detayları planlamamda destek olmuştu. Kitabı şimdi de üniversiteye giden bir genç gözüyle okudum ve o anda fark etmediğim başka anlamlar gözüme çarptı. Düşüncelerimi sizlerle de paylaşmayı çok isterim. “Şimdi ve burada, bir başkasının kriterlerine göre var olmaya çabalayan bir insan mısın; yoksa kendi bilincinle oluşturduğun ölçütlere göre seçimlerini yapıp eyleme geçen biri misin?” [1] Kitabın ilk sayfalarından itibaren sık sık hayallere daldım. Kendimi sorguladım. Şu anki konumumu, hayattaki duruşumu sorguladım. Başka insanların kriterlerine göre yaşamak imkânsız. Herkesi aynı anda memnun etmek mümkün değil.   İnsanlar sürekli yorum yaparlar. Sizin kişiliğiniz hakkında, duruşunuz hakkında, başarınız h...

HANGİ DERSLERİ HIGH LEVEL SEÇMEK GEREKİR?

    Hangi dersleri yüksek seviye (high level) alacağınıza karar vermek çok önemli. Özellikle de yurt dışında okuma hedefleriniz varsa okuyacağınız üniversitenin ve bölümün öğrenci alım kriterlerini dikkatlice ve detaylıca araştırmak gerekiyor. Genellikle mühendislik bölümünü tercih edenler matematik ve fizik high level seçiyorlar. Mühendis olmayacaksanız kendinizi bu kadar zorlamaya hiç ama hiç gerek yok. Gereksiz yere lise çağında çırpınmış ve hırpalanmış olursunuz. Ama mühendis olacaksanız size baştan geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Sizleri çok ama çok zor bir süreç bekliyor. Dersler çok ağır ve zor. Günü gününe çalışıp sık sık tekrar yapmanız gerekecek. Ayrıca dersleri de pür dikkat dinleyip sürekli not almanız gerekecek. IB’nin kitaplarına iyi çalışıp “questionbanks” çözümü yapmayı ihmal etmeyin. Yoksa bu işin altından kalkmak epey zor olacak. Tabii yurt dışında okuyacak olanların bir avantajı var. YKS’de herhangi bir şehirdeki herhangi bir üniversitenin pu...

GEÇİCİLİK VE KALICILIK İKİLEMİ

  Batı’nın ideal, kalıcı, hiçbir zaman bir şey olmaz algısı ve Doğu’nun yıkım, umutsuzluk ve kaos imgesi çağımızın en büyük küresel sorunlarından biridir. İnanç Avadit’in “Gülden Kale Düştü” adlı fıkrasında da 2019 yılının en güncel olaylarından “Notre Dame Katedrali yangınını” ele alırken Doğu-Batı çatışmasının çarpıcı örnekleri okuyucuya metaforlar, imgeler, ad aktarmaları, karşılaştırmalar, çatışmalar ve tartışmacı-açıklayıcı bir anlatımla sunulmuştur. “Gülden Kale Düştü” adlı başlık göze çarpan ilk metafordur. “Gül”, güzelliğin; “kale” ise kalıcılığın bir sembolü olduğundan Notre Dame Katedrali’nin tüm insanlık için ne kadar büyük ve önemli bir yere sahip olduğunu belirtmektedir. Bu yangının büyük bir önem teşkil etmesinin temel nedeni ise “kalıcılığın ve ideallerin simgesi olan Avrupa’da” bir şaheserin yanmasından dolayıdır. Bu fıkra boyunca temel ileti Doğu-Batı (geçicilik-kalıcılık) çatışması üzerinden okuyucuya aktarılmıştır. İnsanların, Avrupa’da hiçbir zaman kaosun ve...