Ana içeriğe atla

ÜNİVERSİTE SEÇİMİ

 


Üniversite sınavı derdinin yanı sıra “üniversite seçimi derdi” de var. Çoğu öğrencinin sadece meslek seçimi konusunda değil, üniversite seçimi konusunda da kafası oldukça karışık. Hepimizin kafasında bu konu hakkında binlerce soru olduğuna eminim. Muhtemelen sorulardan bazıları aşağıda aktaracaklarıma benzerdir. Bu soruları şimdiden kendinize sormaya başlayın ve sorgulama sonucunda edindiğiniz bilgilerle en doğru seçimi yapın.

Türkiye’de mi yoksa yurt dışında mı okumalıyız? Hangi üniversitelerin hangi fakülteleri popüler ve başarılı? İleride iş olanakları mezun olduğum fakülteye ve üniversiteye göre değişkenlik gösterecek mi? Yurt dışı ile bağlantılı nasıl iş bulabilirim? İleride kendi işimi kuracaksam mezun olduğum üniversitenin önemi olacak mı?

Türkiye’de okuyacaksam devlet üniversitesinde mi okumalıyım, vakıf üniversitesinde mi? Vakıf üniversitesinde burslu okuyabilecek miyim ya da bir kere kazandığım burs üniversiteyi bitirene kadar devam edecek mi? Çift anadal veya yan dal eğitimleri almalı mıyım? Sınav puanıma göre en doğru tercihi nasıl yapmalıyım? Okulların sosyal etkinlikleri neler? Sosyal ağımı nasıl en iyi şekilde geliştirebilirim?

Ailemin yanında bir üniversite mi seçmeliyim, yoksa şehir dışında okuyup hayallerimdeki özgürlüğüme mi kavuşmalıyım? Şehir dışında okuyacaksam tüm ev işlerini tek başıma halledebilecek miyim? Bilmediğim bir şehirde kendimi yalnız ve çaresiz hisseder miyim yoksa tam da istediğim gibi bir gençlik mi yaşarım?

Yurt dışında okuyacaksak nasıl başvuru yapmalıyız? Hangi ülkeyi tercih etmeliyiz? Dil sorunu büyük bir engel mi? Ailemden bu kadar uzak kalabilecek miyim? Ailemle iletişimimi nasıl sağlayacağım, sadece görüntülü görüşmeler ve telefonla konuşmalar özlemimi gidermeye yetecek mi? Tanımadığım bir kültürün toplumunda nasıl sosyal hayata karışabileceğim? Yabancı düşmanlığı akademik başarımı etkiler mi?

Tüm bu soruların cevaplarını kendinizce en doğru şekilde cevaplandırdığınız zaman kesinlikle doğru sonuca ulaşacaksınız. Doğru sonuç ise istediğiniz gibi bir gençlik ve üniversite hayatı anlamına gelmekte…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÜNİVERSİTELİ OLARAK KENDİMİ KEŞFETMEK

    Doğan Cüceloğlu’nun “Var Mısın?" adlı eserini bir buçuk sene önce okumuştum ve çok beğenmiştim. Kitabı o zaman okuduğumda üniversite sınavına hazırlık sürecinde bana yardımcı olmuştu. Kafamda meslek seçimi ve üniversite seçimi gibi şeyleri planlamıştım ancak detayları planlamamda destek olmuştu. Kitabı şimdi de üniversiteye giden bir genç gözüyle okudum ve o anda fark etmediğim başka anlamlar gözüme çarptı. Düşüncelerimi sizlerle de paylaşmayı çok isterim. “Şimdi ve burada, bir başkasının kriterlerine göre var olmaya çabalayan bir insan mısın; yoksa kendi bilincinle oluşturduğun ölçütlere göre seçimlerini yapıp eyleme geçen biri misin?” [1] Kitabın ilk sayfalarından itibaren sık sık hayallere daldım. Kendimi sorguladım. Şu anki konumumu, hayattaki duruşumu sorguladım. Başka insanların kriterlerine göre yaşamak imkânsız. Herkesi aynı anda memnun etmek mümkün değil.   İnsanlar sürekli yorum yaparlar. Sizin kişiliğiniz hakkında, duruşunuz hakkında, başarınız h...

HANGİ DERSLERİ HIGH LEVEL SEÇMEK GEREKİR?

    Hangi dersleri yüksek seviye (high level) alacağınıza karar vermek çok önemli. Özellikle de yurt dışında okuma hedefleriniz varsa okuyacağınız üniversitenin ve bölümün öğrenci alım kriterlerini dikkatlice ve detaylıca araştırmak gerekiyor. Genellikle mühendislik bölümünü tercih edenler matematik ve fizik high level seçiyorlar. Mühendis olmayacaksanız kendinizi bu kadar zorlamaya hiç ama hiç gerek yok. Gereksiz yere lise çağında çırpınmış ve hırpalanmış olursunuz. Ama mühendis olacaksanız size baştan geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Sizleri çok ama çok zor bir süreç bekliyor. Dersler çok ağır ve zor. Günü gününe çalışıp sık sık tekrar yapmanız gerekecek. Ayrıca dersleri de pür dikkat dinleyip sürekli not almanız gerekecek. IB’nin kitaplarına iyi çalışıp “questionbanks” çözümü yapmayı ihmal etmeyin. Yoksa bu işin altından kalkmak epey zor olacak. Tabii yurt dışında okuyacak olanların bir avantajı var. YKS’de herhangi bir şehirdeki herhangi bir üniversitenin pu...

GEÇİCİLİK VE KALICILIK İKİLEMİ

  Batı’nın ideal, kalıcı, hiçbir zaman bir şey olmaz algısı ve Doğu’nun yıkım, umutsuzluk ve kaos imgesi çağımızın en büyük küresel sorunlarından biridir. İnanç Avadit’in “Gülden Kale Düştü” adlı fıkrasında da 2019 yılının en güncel olaylarından “Notre Dame Katedrali yangınını” ele alırken Doğu-Batı çatışmasının çarpıcı örnekleri okuyucuya metaforlar, imgeler, ad aktarmaları, karşılaştırmalar, çatışmalar ve tartışmacı-açıklayıcı bir anlatımla sunulmuştur. “Gülden Kale Düştü” adlı başlık göze çarpan ilk metafordur. “Gül”, güzelliğin; “kale” ise kalıcılığın bir sembolü olduğundan Notre Dame Katedrali’nin tüm insanlık için ne kadar büyük ve önemli bir yere sahip olduğunu belirtmektedir. Bu yangının büyük bir önem teşkil etmesinin temel nedeni ise “kalıcılığın ve ideallerin simgesi olan Avrupa’da” bir şaheserin yanmasından dolayıdır. Bu fıkra boyunca temel ileti Doğu-Batı (geçicilik-kalıcılık) çatışması üzerinden okuyucuya aktarılmıştır. İnsanların, Avrupa’da hiçbir zaman kaosun ve...