Ana içeriğe atla

PANDEMİ SÜRECİNDE MATEMATİK

 


Büyük bir çoğunluğumuz, “2020” yılının oldukça zor bir yıl olduğunu düşünmekte. Bence “kötü” bir sene olmamakla birlikte, “yeni bir sürece” alışmaya çalışmak başlarda hepimiz için zorlayıcıydı.

 [1]

[2]

Öğrenciler için en büyük yenilik “online eğitim” oldu. Okullar ilk kapatıldığında, tüm dünya genelinde büyük bir karmaşa vardı. Tabii bu durumdan “eğitim” de etkilendi. Ancak her şey düzene girdiğinde “online eğitim” sisteminin ne

kadar verimli olduğunu fark ettik. Hem sözel hem de sayısal derslerde öğrencilerin başarısının arttığını düşünüyorum. Zaten her olumsuz durumun, pozitif yanlarını görmek gerek bu hayatta. Yoksa böylesine zor bir süreci atlamamız mümkün değil.

Uzaktan eğitim, en çok sayısal dersleri olumlu etkiledi. Ekran karşısında canlı matematik dersleri dinlerken istediğimiz zaman anlamadığımız bölümleri sorabilmek gerçekten çok hoş. Bana kalırsa, “anında soru sorma” durumu uzaktan eğitim sürecinde çok daha kolaylaştı. Bu sayede

[3]

derslerden aldığımız verim de artmış oldu. Normal zamanlarda bazen ders esnasında soru soramayıp teneffüsü beklememiz gerekirdi. Sonradan da arkadaşlarımızla sohbete dalıp soracağımız soruları unuturduk. Uzaktan eğitimin ilk olumlu yanı bu…

[4]

Bir diğer olumlu yanı ise hem evde rahat çalışma koltuğumuzda oturmamız hem de “tahtayı göremedim” derdimizin olmaması. Okulda bazen tahtaya en uzak noktada otururuz ve dikkatimiz daha kolay dağılır. Dikkatimiz dağılmasa bile tahtayı

görmekte zorlanabiliriz. Pandemi sürecinde ekrandan soru çözümlerini dinlemek, çoğu öğrenci için bir lüks olsa gerek.

Bir başka olumlu yanı ise matematik derslerinin sadece bize özel olarak anlatılıyormuş gibi geçmesi. Aslında bu sadece matematik için değil, diğer bütün dersler için geçerli. Bundan dolayı ders sırasında dikkatimiz dağılmıyor ve derslere daha iyi konsantre olabiliyoruz.

[5]

Bazılarımız “ben pek konsantre olamıyorum” diye düşünebilir. Eğer derslerde sosyal medyadan uzak durursak, aynı okuldaki gibi ortam yaratmış oluruz ve dersler daha verimli geçer.

            Sonuç olarak, sadece bir öğrenci gözüyle bile, uzaktan eğitimin ne kadar verimli olduğunu görmekteyiz. Bu verim en çok da matematik dersleri için geçerli. Genelde zor bir ders olarak görülen matematik, bu süreçte çok daha anlaşılır olmaya başladı. Bu nedenle pandeminin olumsuz yönlerini değil, olumlu yönlerini görmeliyiz.

Suzan R. HOFSTEDE, 2021

KAYNAKÇA

[1]

https://www.google.com/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Ffikirturu.com%2Ftoplum%2Fuzaktan-egitim-ama-nasil%2F&psig=AOvVaw22j8KlKyHYUTmhOnisJ-6E&ust=1609577197214000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCKjAoe6t-u0CFQAAAAAdAAAAABAD

[2]

https://www.google.com/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Fwww.hurriyet.com.tr%2Fegitim%2Fmatematik-yarismasinda-birinci-oldular-40773453&psig=AOvVaw0qtPlY_1QGICZrJftoBK9L&ust=1609577442976000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCNjOvLit-u0CFQAAAAAdAAAAABAK

[3]

https://www.google.com/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Fwww.basaktecer.com%2Fdogru-sorulari-mi-soruyorsunuz%2F&psig=AOvVaw3rWcBaK_A4WfUfh88QgcqZ&ust=1609577626363000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCPCutpCu-u0CFQAAAAAdAAAAABAD

[4]

https://pixers.com.tr/cerceveli-poster/okul-tahta-egitim-matematik-formulleri-31253988

[5]

https://www.google.com/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Fwww.abprojeyonetimi.com%2Fuluslararasi-universitelerden-en-iyi-10-ucretsiz-online-egitim%2F&psig=AOvVaw3lpUSq6oVLHUxzYXve63_t&ust=1609578632359000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCIjFgOmx-u0CFQAAAAAdAAAAABAD

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÜNİVERSİTELİ OLARAK KENDİMİ KEŞFETMEK

    Doğan Cüceloğlu’nun “Var Mısın?" adlı eserini bir buçuk sene önce okumuştum ve çok beğenmiştim. Kitabı o zaman okuduğumda üniversite sınavına hazırlık sürecinde bana yardımcı olmuştu. Kafamda meslek seçimi ve üniversite seçimi gibi şeyleri planlamıştım ancak detayları planlamamda destek olmuştu. Kitabı şimdi de üniversiteye giden bir genç gözüyle okudum ve o anda fark etmediğim başka anlamlar gözüme çarptı. Düşüncelerimi sizlerle de paylaşmayı çok isterim. “Şimdi ve burada, bir başkasının kriterlerine göre var olmaya çabalayan bir insan mısın; yoksa kendi bilincinle oluşturduğun ölçütlere göre seçimlerini yapıp eyleme geçen biri misin?” [1] Kitabın ilk sayfalarından itibaren sık sık hayallere daldım. Kendimi sorguladım. Şu anki konumumu, hayattaki duruşumu sorguladım. Başka insanların kriterlerine göre yaşamak imkânsız. Herkesi aynı anda memnun etmek mümkün değil.   İnsanlar sürekli yorum yaparlar. Sizin kişiliğiniz hakkında, duruşunuz hakkında, başarınız h...

HANGİ DERSLERİ HIGH LEVEL SEÇMEK GEREKİR?

    Hangi dersleri yüksek seviye (high level) alacağınıza karar vermek çok önemli. Özellikle de yurt dışında okuma hedefleriniz varsa okuyacağınız üniversitenin ve bölümün öğrenci alım kriterlerini dikkatlice ve detaylıca araştırmak gerekiyor. Genellikle mühendislik bölümünü tercih edenler matematik ve fizik high level seçiyorlar. Mühendis olmayacaksanız kendinizi bu kadar zorlamaya hiç ama hiç gerek yok. Gereksiz yere lise çağında çırpınmış ve hırpalanmış olursunuz. Ama mühendis olacaksanız size baştan geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Sizleri çok ama çok zor bir süreç bekliyor. Dersler çok ağır ve zor. Günü gününe çalışıp sık sık tekrar yapmanız gerekecek. Ayrıca dersleri de pür dikkat dinleyip sürekli not almanız gerekecek. IB’nin kitaplarına iyi çalışıp “questionbanks” çözümü yapmayı ihmal etmeyin. Yoksa bu işin altından kalkmak epey zor olacak. Tabii yurt dışında okuyacak olanların bir avantajı var. YKS’de herhangi bir şehirdeki herhangi bir üniversitenin pu...

GEÇİCİLİK VE KALICILIK İKİLEMİ

  Batı’nın ideal, kalıcı, hiçbir zaman bir şey olmaz algısı ve Doğu’nun yıkım, umutsuzluk ve kaos imgesi çağımızın en büyük küresel sorunlarından biridir. İnanç Avadit’in “Gülden Kale Düştü” adlı fıkrasında da 2019 yılının en güncel olaylarından “Notre Dame Katedrali yangınını” ele alırken Doğu-Batı çatışmasının çarpıcı örnekleri okuyucuya metaforlar, imgeler, ad aktarmaları, karşılaştırmalar, çatışmalar ve tartışmacı-açıklayıcı bir anlatımla sunulmuştur. “Gülden Kale Düştü” adlı başlık göze çarpan ilk metafordur. “Gül”, güzelliğin; “kale” ise kalıcılığın bir sembolü olduğundan Notre Dame Katedrali’nin tüm insanlık için ne kadar büyük ve önemli bir yere sahip olduğunu belirtmektedir. Bu yangının büyük bir önem teşkil etmesinin temel nedeni ise “kalıcılığın ve ideallerin simgesi olan Avrupa’da” bir şaheserin yanmasından dolayıdır. Bu fıkra boyunca temel ileti Doğu-Batı (geçicilik-kalıcılık) çatışması üzerinden okuyucuya aktarılmıştır. İnsanların, Avrupa’da hiçbir zaman kaosun ve...