Ana içeriğe atla

BEN SANA MECBURUM: ŞİİRDEN SEÇİLEN ANAHTAR SÖZCÜKLERLE ATTİLA İLHAN’A MEKTUP YAZMA



Saygıdeğer Şairimiz,

İleride ben de sizin gibi başarılı bir edebiyatçı olmak istiyorum. Sizin sayenizde yazı yazmaktan büyük bir keyif aldığımı fark ettim. Yazılar yazdıkça kendimi edebiyata kaptırıp bir daha gerçek hayata geri dönemiyorum. Kesinlikle “ben edebiyata mecburum bilemezsiniz”… Ünlü yazarlarımızın ve şairlerimizin adını “mıh gibi aklımda tutuyorum.” Özellikle de sizinkini. Sizinle tanışma fırsatını bulmayı çok isterdim. Maalesef “ben size mecburum ama siz yoksunuz”. Gelecekte yazar olacak bir gence vereceğiniz önerileri duyabilmek beni çok mutlu ederdi.

“Ne yazılar yazdım ama zaten yoktular”. Henüz yazı yazma konusunda çok fazla deneyimim olmadığından kendimi her fırsatta geliştirmeye çalışıyorum. Sizin gibi şiirler yazabilmeyi çok isterdim, size çok gıpta ediyorum. Edebiyat alanında her ne kadar yeni olsam da yazılar, şairler, kitaplar ve yazarlar “yalnızlığımda elimden tuttular”. İleride de hem yalnızlığımda hem mutluluğumda elimden tutacaklar… Gerçekten edebiyatı ve yazılar yazmayı “böyle bir sevmek görülmemiştir”.

      Yazdığınız şiirlerden yeni bir tane okuyunca kendimi sizinle konuşmuş ve tanışmış gibi hissediyorum. Şiirlerinizi her okuyuşumda sizden yeni tavsiyeler almış gibi oluyorum. Bu nedenle size ne kadar teşekkür etsem az. “Sanmayın ki sizi unutacağım, ara sıra mektuplarım size gelir”. Edebiyat dünyasına adım atmamı sağladığınız için size çok şey borçluyum.

Saygılarımla,

      Size çok özenen bir okur: Suzan R. HOFSTEDE

 

Suzan R. HOFSTEDE

11 Eylül 2021

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÜNİVERSİTELİ OLARAK KENDİMİ KEŞFETMEK

    Doğan Cüceloğlu’nun “Var Mısın?" adlı eserini bir buçuk sene önce okumuştum ve çok beğenmiştim. Kitabı o zaman okuduğumda üniversite sınavına hazırlık sürecinde bana yardımcı olmuştu. Kafamda meslek seçimi ve üniversite seçimi gibi şeyleri planlamıştım ancak detayları planlamamda destek olmuştu. Kitabı şimdi de üniversiteye giden bir genç gözüyle okudum ve o anda fark etmediğim başka anlamlar gözüme çarptı. Düşüncelerimi sizlerle de paylaşmayı çok isterim. “Şimdi ve burada, bir başkasının kriterlerine göre var olmaya çabalayan bir insan mısın; yoksa kendi bilincinle oluşturduğun ölçütlere göre seçimlerini yapıp eyleme geçen biri misin?” [1] Kitabın ilk sayfalarından itibaren sık sık hayallere daldım. Kendimi sorguladım. Şu anki konumumu, hayattaki duruşumu sorguladım. Başka insanların kriterlerine göre yaşamak imkânsız. Herkesi aynı anda memnun etmek mümkün değil.   İnsanlar sürekli yorum yaparlar. Sizin kişiliğiniz hakkında, duruşunuz hakkında, başarınız h...

EHLİYET SINAVIM

    Lise hayatınız bitince ve on sekiz yaşınızı doldurunca gerçekten çok heyecanlı bir sürece atılıyorsunuz. Aşağı yukarı aynı zamanlarda üniversite sınavı, mezuniyet töreni, mezuniyet balosu ve araba kullanmaya başlama serüveni oluyor. Heyecanlı bir yaz tatili sizleri bekliyor. Haziran ayının sonu gibi liseden mezun olduk ve hayatımızın belirlendiği üniversite sınavından kurtulduk. Temmuzun başlarında da ehliyet kursuna başladım. Kursa başlama hikayem de hiç beklenmedik bir şekilde gerçekleşti. Ehliyetimi yaz tatilinde almaya kararlıydım açıkçası. Havalar bozmadan araba kullanmaya alışmak istiyordum çünkü. Ayrıca okul zamanı sürücü kursuna gitmek istemiyordum. Hazır bolca vakit varken rahat rahat kursa gidip kullanmayı öğrenmek istiyordum. Bir gün annemle sürücü kursu aramak için oturduğumuz yere yakın olan kursları gezip bilgi aldık. Bir kursta tam bilgi alırken "Dersimiz beş dakika içinde başlayacak. İsterseniz şimdi kaydolun ya da önümüzdeki ay başlayın dediler." Böyl...

FAZIL SAY İLE AYNI SAHNE

  Başlığı okudunuz sanırım. Evet, yanlış duymadınız! Dünya çapında ünlü, olağanüstü bir yeteneği olan, piyanist Fazıl Say ile aynı sahneye çıktım. Bu benim için çok ilginç bir deneyim oldu. Aynı liseden mezun olduğum kişinin kariyerini görünce heyecanlandım açıkçası. Hayallerimi hep yüksek tutmam gerektiğini gördüm. Konser 29 Ekim 2021 tarihinde oldu. Lisemizin konferanslar ve konserler için yaptırdığı ek binanın açılışını yapacaktık bu özel günde. Bu nedenle Serenad Bağcan’ı ve kendi mezunlarından Fazıl Say’ı davet etmişlerdi. Bizler ise okulun Çok Sesli Korosundan seçilen yirmi lise öğrencisiydik. On birinci sınıfa gidiyordum. Haftalarca prova yaptık bu konser için. Konser sırasında detone olmamak ve şarkıların sözlerini karıştırmamak için sıkı bir çalışma yapmıştık. Konser akşam 20.00’de olacaktı. Öğlen saatlerinde Fazıl Say ve Serenad Bağcan ile tanışma ve kısa bir prova yapma imkânını elde ettik. Söyleyeceğimiz birkaç parçayı hızlıca çalı...