Ana içeriğe atla

DERSHANE SEÇİMİ

  


Dershane seçimi yapmak, çoğu insan için oldukça stresli bir olgudur. Onlarca farklı seçenek varken aralarından bir tanesini seçip bir veya iki yılınızı o kurumla birlikte geçirirsiniz. Ayrıca “dershane” kavramı “okullar yetersiz olduğu için alınan ek destek yeri” anlamı taşıdığı için iyi bir seçim yapmak herkes için büyük bir önem teşkil eder.

Öncellikle dershaneye gidip gitmeme konusunda karar vermek gerekir. Hiçbir dershaneye gitmeden özel ders alarak üniversite sınavına hazırlanmayı tercih edenler olabiliyor. Ayrıca dershanenin yanı sıra özel ders alan bir grup da bulunmakta. Sadece dershaneye giden bir ekip de var. Bu seçim tamamen kişiseldir ve her öğrenci kendini tanıyarak bu kararı vermelidir. Ben sınava hazırlanırken sadece dershaneye gittim. Hem özel ders almaya ihtiyacım olmadı hem de IB programım nedeniyle hazırlamam gereken projeleri güç bela yetiştiriyorum. Bu nedenle herkes kendisi için “en verimlisini” keşfetmeli ve ona göre davranmalı.

Hangi dershaneye gitmeye karar vermekte zorlanıyor olabilirsiniz. Her yerde pek çok farklı kurumun posterleri karşımıza çıkmakta. Hatta sosyal medya üzerinden de reklam yaparak yedi/yirmi dört bu konu hakkında düşünmemize neden oluyorlar. Elbette iyi bir dershaneye kayıt yaptırmak sizin sınav başarınızı etkileyecektir. Ancak süreç içerisinde derslerden verim alamadığınızı düşündüğünüz an farklı bir kursa devam etme şansınız olduğunu unutmayın.

Dershaneleri bir miktar da olsa tanıyabilmek için giriş sınavlarına girebilirsiniz. Bu sayede sordukları sorular ile nasıl bir eğitim verdikleri hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Sınav sonuçlarını öğrenmek için tekrar gittiğinizde de genelde kurs hakkında detaylı bilgi verilir. Böylece kafanızdaki bazı soru işaretlerini gidererek kendiniz için en sağlıklı seçimi yapabilirsiniz.

Dershane seçimi konusunda çok fazla strese girmemenizi öneririm ve istediğiniz anda fikrinizi değiştirip başka bir kuruma geçebileceğinizi hatırlatmak isterim. Siz çalışkan ve azimli bir öğrenci olduktan sonra dershanenizin sıralamanızda anormal boyutlarda bir değişim yaratmayacağını da bilmelisiniz. Önemli olan sizin kendi çabanız ve öğrenme taktikleriniz…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÜNİVERSİTELİ OLARAK KENDİMİ KEŞFETMEK

    Doğan Cüceloğlu’nun “Var Mısın?" adlı eserini bir buçuk sene önce okumuştum ve çok beğenmiştim. Kitabı o zaman okuduğumda üniversite sınavına hazırlık sürecinde bana yardımcı olmuştu. Kafamda meslek seçimi ve üniversite seçimi gibi şeyleri planlamıştım ancak detayları planlamamda destek olmuştu. Kitabı şimdi de üniversiteye giden bir genç gözüyle okudum ve o anda fark etmediğim başka anlamlar gözüme çarptı. Düşüncelerimi sizlerle de paylaşmayı çok isterim. “Şimdi ve burada, bir başkasının kriterlerine göre var olmaya çabalayan bir insan mısın; yoksa kendi bilincinle oluşturduğun ölçütlere göre seçimlerini yapıp eyleme geçen biri misin?” [1] Kitabın ilk sayfalarından itibaren sık sık hayallere daldım. Kendimi sorguladım. Şu anki konumumu, hayattaki duruşumu sorguladım. Başka insanların kriterlerine göre yaşamak imkânsız. Herkesi aynı anda memnun etmek mümkün değil.   İnsanlar sürekli yorum yaparlar. Sizin kişiliğiniz hakkında, duruşunuz hakkında, başarınız h...

HANGİ DERSLERİ HIGH LEVEL SEÇMEK GEREKİR?

    Hangi dersleri yüksek seviye (high level) alacağınıza karar vermek çok önemli. Özellikle de yurt dışında okuma hedefleriniz varsa okuyacağınız üniversitenin ve bölümün öğrenci alım kriterlerini dikkatlice ve detaylıca araştırmak gerekiyor. Genellikle mühendislik bölümünü tercih edenler matematik ve fizik high level seçiyorlar. Mühendis olmayacaksanız kendinizi bu kadar zorlamaya hiç ama hiç gerek yok. Gereksiz yere lise çağında çırpınmış ve hırpalanmış olursunuz. Ama mühendis olacaksanız size baştan geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Sizleri çok ama çok zor bir süreç bekliyor. Dersler çok ağır ve zor. Günü gününe çalışıp sık sık tekrar yapmanız gerekecek. Ayrıca dersleri de pür dikkat dinleyip sürekli not almanız gerekecek. IB’nin kitaplarına iyi çalışıp “questionbanks” çözümü yapmayı ihmal etmeyin. Yoksa bu işin altından kalkmak epey zor olacak. Tabii yurt dışında okuyacak olanların bir avantajı var. YKS’de herhangi bir şehirdeki herhangi bir üniversitenin pu...

GEÇİCİLİK VE KALICILIK İKİLEMİ

  Batı’nın ideal, kalıcı, hiçbir zaman bir şey olmaz algısı ve Doğu’nun yıkım, umutsuzluk ve kaos imgesi çağımızın en büyük küresel sorunlarından biridir. İnanç Avadit’in “Gülden Kale Düştü” adlı fıkrasında da 2019 yılının en güncel olaylarından “Notre Dame Katedrali yangınını” ele alırken Doğu-Batı çatışmasının çarpıcı örnekleri okuyucuya metaforlar, imgeler, ad aktarmaları, karşılaştırmalar, çatışmalar ve tartışmacı-açıklayıcı bir anlatımla sunulmuştur. “Gülden Kale Düştü” adlı başlık göze çarpan ilk metafordur. “Gül”, güzelliğin; “kale” ise kalıcılığın bir sembolü olduğundan Notre Dame Katedrali’nin tüm insanlık için ne kadar büyük ve önemli bir yere sahip olduğunu belirtmektedir. Bu yangının büyük bir önem teşkil etmesinin temel nedeni ise “kalıcılığın ve ideallerin simgesi olan Avrupa’da” bir şaheserin yanmasından dolayıdır. Bu fıkra boyunca temel ileti Doğu-Batı (geçicilik-kalıcılık) çatışması üzerinden okuyucuya aktarılmıştır. İnsanların, Avrupa’da hiçbir zaman kaosun ve...