Ana içeriğe atla

KENDİNİZİ GELİŞTİRİN

 


            “Mükemmeliyetçilik Çağı’nda” yaşadığımız için kendimizi geliştirmek hem geleceğimiz hem mutluluğumuz hem de sınav başarımız için çok önemli bir yer tutuyor. Bugünümüze ve geleceğimizi yatırım yapmak istiyorsak öncelikle kendimize yatırım yapmalıyız. Bunun için de kendimizi geliştirmemiz şart.

            Bir insan kendini nasıl geliştirebilir? “Gelişim” çok geniş bir alanı kapsamakta ne de olsa. Hangi alanlarda kendimizi geliştirirsek daha başarılı ve mutlu oluruz? Aynı anda birkaç yönümüzü birden mi geliştirmeliyiz, yoksa teker teker mi başarı basamaklarını çıkmalıyız?

Bu konu açıldığı zaman hepimizin aklında bu tarz milyonlarca soru oluşuyor. Bu sorulara cevap bulmakta genelde çok zorlanıyoruz. Bu derece zorlanmamızın nedeni ise “kişisel gelişim” kavramının öznel bir şey olmasıdır. Gelişiminiz “kişisel” olduğuna göre bu soruların yanıtları ve uygulamanız gereken metotlar da “kişisel” olmalı.

Kendimizi pek çok alanda aynı alanda geliştirebiliriz. Bir kitap okuyarak ufkumuzu genişletebilir, bir film izleyerek yeni dünyalara yolculuk yapabilir, yeni bir dil öğrenerek iletişim becerilerimizi geliştirebilir, bir video izleyerek sosyal becerilerimizde nasıl daha başarılı olabileceğimizi öğrenebiliriz. Bu liste elbette uzayıp gider. Peki bir kişi bu kadar çok işi nasıl yapabilir?

Benim görüşüm herkesin kendi ilgi alanları ile işe başlaması yönünde. Örneğin bir mühendis olacaksanız yavaş yavaş kodlama öğrenmeye çalışabilir, bilim ve teknoloji ile ilgili dergileri takip edebilirsiniz. Eğer gelecekte çok fazla konuşma yapacağınıza inanıyorsanız -ki ben herkesin bu becerisini geliştirmesi kanaatindeyim- toplum önünde konuşmak için kitaplar okuyup diksiyon dersleri alabilirsiniz. İleride uluslararası işler yapmak istiyorsanız kendi ana diliniz de dahil olmak üzere dört beş farklı dil öğrenmek işinize yarayacaktır. Elbette öncelikle çalışmak istediğiniz ülkeleri düşünerek dil öğrenme işine girişmelisiniz. Bir yazar olmak istiyorsanız her türden kitaplar ve makaleler okuyup yeni çıkan kitapları takip edip yazı yazma çalışmalarına başlamalısınız.

Hobiler edinip, olan hobilerinizde kendinizi geliştirmek de size avantajlar sağlar. Bir müzik aleti çalabilmek, muhteşem resimler yapmak, havalı bir şekilde yüzebilmek, kuğu gibi dans etmek, olağanüstü bir şekilde tenis oynamak, vb. her zaman insanların gözünde size bir artı puan kazandırır. Ayrıca “hobi” dediğimiz şey sadece saygınlık kazanma amaçlı bir etkinlik olmamalı; sizi dinlendiren, eğiten, hoş vakit geçirmenizi sağlayan bir araç olmalıdır. Bu nedenle ne kadar yoğun olursanız olun, hobilerinden asla vazgeçmemelisiniz. Psikolojinizi olumlu yönde etkileyen ve hayatta dik durmanızı sağlayan aktiviteler her zaman işinize yarayacaktır.

Herkesin ortak olarak kendini geliştirebileceği alanlar da bulunmaktadır. Her genç bireyin yemek yapması veya genel olarak ev işlerinin nasıl yapıldığını bilmesi çok önemlidir. Bir gün kendi eviniz olduğu zaman tüm işleri bir süreliğine de olsa -ben çok para kazanıp çalışan tutarım diyenler için de geçerli- bu işleri sizin yapmanız gerekecek. Sosyal becerilerinizi geliştirip kendinizden yaşça büyük insanlar arasında nasıl sohbet edeceğinizi öğrenmek de oldukça faydalı olacaktır. İleride nasıl bir “havadan sudan konuşma” sohbeti başlatacağınızı bilmek her yerde işinize yarayacaktır. Bu nedenle aileniz ile birlikte gidebildiğiniz her yere gitmeye çalışmalısınız. Günlük rutini oluşturan bu tarz minik alanlarda bile kendinizi geliştirmek inanılmaz bir yatırım olacaktır.

Sonuç olarak, kendinizi geliştirebileceğiniz çok farklı alanlar bulunmaktadır. Sosyal hayatınızda, eğitiminizde, kariyerinizde, günlük rutinlerinizde kendinizi geliştirebildiğiniz kadar geliştirmeye çalışın. Bu sayede çevrenizdeki insanlara büyük bir fark atıp hayata beş sıfır önde başlama şansını yakalayabilirsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÜNİVERSİTELİ OLARAK KENDİMİ KEŞFETMEK

    Doğan Cüceloğlu’nun “Var Mısın?" adlı eserini bir buçuk sene önce okumuştum ve çok beğenmiştim. Kitabı o zaman okuduğumda üniversite sınavına hazırlık sürecinde bana yardımcı olmuştu. Kafamda meslek seçimi ve üniversite seçimi gibi şeyleri planlamıştım ancak detayları planlamamda destek olmuştu. Kitabı şimdi de üniversiteye giden bir genç gözüyle okudum ve o anda fark etmediğim başka anlamlar gözüme çarptı. Düşüncelerimi sizlerle de paylaşmayı çok isterim. “Şimdi ve burada, bir başkasının kriterlerine göre var olmaya çabalayan bir insan mısın; yoksa kendi bilincinle oluşturduğun ölçütlere göre seçimlerini yapıp eyleme geçen biri misin?” [1] Kitabın ilk sayfalarından itibaren sık sık hayallere daldım. Kendimi sorguladım. Şu anki konumumu, hayattaki duruşumu sorguladım. Başka insanların kriterlerine göre yaşamak imkânsız. Herkesi aynı anda memnun etmek mümkün değil.   İnsanlar sürekli yorum yaparlar. Sizin kişiliğiniz hakkında, duruşunuz hakkında, başarınız h...

HANGİ DERSLERİ HIGH LEVEL SEÇMEK GEREKİR?

    Hangi dersleri yüksek seviye (high level) alacağınıza karar vermek çok önemli. Özellikle de yurt dışında okuma hedefleriniz varsa okuyacağınız üniversitenin ve bölümün öğrenci alım kriterlerini dikkatlice ve detaylıca araştırmak gerekiyor. Genellikle mühendislik bölümünü tercih edenler matematik ve fizik high level seçiyorlar. Mühendis olmayacaksanız kendinizi bu kadar zorlamaya hiç ama hiç gerek yok. Gereksiz yere lise çağında çırpınmış ve hırpalanmış olursunuz. Ama mühendis olacaksanız size baştan geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Sizleri çok ama çok zor bir süreç bekliyor. Dersler çok ağır ve zor. Günü gününe çalışıp sık sık tekrar yapmanız gerekecek. Ayrıca dersleri de pür dikkat dinleyip sürekli not almanız gerekecek. IB’nin kitaplarına iyi çalışıp “questionbanks” çözümü yapmayı ihmal etmeyin. Yoksa bu işin altından kalkmak epey zor olacak. Tabii yurt dışında okuyacak olanların bir avantajı var. YKS’de herhangi bir şehirdeki herhangi bir üniversitenin pu...

GEÇİCİLİK VE KALICILIK İKİLEMİ

  Batı’nın ideal, kalıcı, hiçbir zaman bir şey olmaz algısı ve Doğu’nun yıkım, umutsuzluk ve kaos imgesi çağımızın en büyük küresel sorunlarından biridir. İnanç Avadit’in “Gülden Kale Düştü” adlı fıkrasında da 2019 yılının en güncel olaylarından “Notre Dame Katedrali yangınını” ele alırken Doğu-Batı çatışmasının çarpıcı örnekleri okuyucuya metaforlar, imgeler, ad aktarmaları, karşılaştırmalar, çatışmalar ve tartışmacı-açıklayıcı bir anlatımla sunulmuştur. “Gülden Kale Düştü” adlı başlık göze çarpan ilk metafordur. “Gül”, güzelliğin; “kale” ise kalıcılığın bir sembolü olduğundan Notre Dame Katedrali’nin tüm insanlık için ne kadar büyük ve önemli bir yere sahip olduğunu belirtmektedir. Bu yangının büyük bir önem teşkil etmesinin temel nedeni ise “kalıcılığın ve ideallerin simgesi olan Avrupa’da” bir şaheserin yanmasından dolayıdır. Bu fıkra boyunca temel ileti Doğu-Batı (geçicilik-kalıcılık) çatışması üzerinden okuyucuya aktarılmıştır. İnsanların, Avrupa’da hiçbir zaman kaosun ve...